Bir Mülkiyet Hakkı İhlali İncelemesi: SGK Artık Geriye Dönük Ödemelerini İsteyemeyecek!

17.01.2019 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin Ümmü ÇAKIR Başvurusu kararı SGK’nın yaptığı yanlış ödemeleri geri istemesinin hem Anayasa madde 35 hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşeme’sinin 1 nolu ek protokolünün 1. maddesini ihlal ettiğini ortaya koymuştur. İlgili karar aşağıda başlıklar altında incelenecektir.

I. BAŞVURUNUN KONUSU

Başvuru, sosyal güvenlik aylığının ödenmeye başlandığı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde iptal edilmesi ve başvurucunun geriye dönük olarak borçlandırılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. OLAY VE OLGULAR

Hak ihlaline uğradığı sebebiyle başvuran ev hanımıdır. Başvurucunun eşi 02.05.1986 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı iken 15.01.1993 tarihinde vefat etmiştir.

Başvurucu tarafından ölüm aylığına bağlanmak amacıyla ölen eşinin askerlik hizmetinde geçen süreleri borçlandırılmak istenmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na bu talebini iletmiştir. Talep kurumca kabul edilmiş ve borçlanılan primler Ümmü ÇAKIR tarafından ödenmiş vefat eden eşinin prim günü 1080 güne tamamlatılmıştır. Buna müteakip Ümmü ÇAKIR’a 01.05.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı ödenmeye başlanmıştır.

2013 yılında SGK tarafından vefat eden başvurucunun eşinin dosyasında tekrar inceleme yapılmış ve askerlik süresi ile Bağ-Kur hizmetinde geçen süresinin çakıştığı tespit edilmiş ve 24 günlük prim vefat edenin dosyasından çıkarılmıştır. Bu durumla birlikte vefat edenin hizmet süresi 1056 güne düşmüş ve ölüm aylığı bağlanması için gerekli olan 1080 günü doldurmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine başvurucuya bağlanan ölüm aylığı kesilmiş ve geriye dönük aylar için yapılan ödemeler için başvurucuya borç tahakkuk ettirilmiştir.

Başvurucu tarafından 04.07.2013 tarihinde mezkur SGK işleminin iptali ile aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmesine karar verilmesi istemiyle SGK aleyhine Manisa 3. İş Mahkemesi’nde dava açılmıştır.

Mahkeme 27.03.2014 tarihinde anılan davanın kabulüne karar vermiş ve gerekçe olarak davalı SGK’nın uyarma görevini zamanında yapmadığını, uzun yıllar ölüm aylığı aldıktan sonra geçersiz sayılmasının Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ifade etmiştir.

Davalı kurum hükmü temyiz etmiş ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 22.09.2014 tarihinde kararı bozmuştur. Bozma kararında, vefat edenin 1080 prim gününü doldurup doldurmadığı daha ayrıntılı araştırılmasının gerektiği ve 1080 prim gününün dolmadığı anlaşılması durumunda ölüm aylığı tahsis şartları gerçekleşmeyeceği buna bağlı olarak davanın reddi gerekeceği vurgulanmıştır.

Manisa 3. İş Mahkemesi Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına uymuş ve 24.03.2015 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Bu karar bu sefer davacı başvurucu tarafından temyiz edilmiş ancak Yargıtay 10. Hukuk dairesi tarafından 14.09.2015 tarihinde karar onanmış ve kesinleşmiştir.

Ret kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu 02.12.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

III. Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi